Dolunay Niyeti

Ay, astrolojide duyguları sembolize eder, dolunay ise nirvanadır. Ay gibi ruhlarımızın da gelgitleri vardır. Sürekli değişkendir. Ay yaratıcı ve dişidir. Tıpkı bir anne gibi Besleyici, koruyucu ve büyütücüdür. Ay bir ayna gibi bize kendimizi gösterir. Dolunay zamanları tıpkı bir hasat toplama mevsimi gibidir. Yaptıklarımızın sonuçlarını alabiliriz. Ürün toplama gibi düşünülebilir. Tamamlanmadır ve spritüel farkındalık gelişir.

Dolunaylar duyguların en üst düzeyde olduğu zamanlardır. Aynı zamanda yaratıcılık artar. Ortaya bir ürün çıkarabileceğimiz zamanlardır. Birileri ile birlikte hareket edebilme enerjisi yüklüdür.

  • Dolunay zamanları yapmamanız gerekenler:
  • Kimse ile zıtlaşmayın.
  • Fikir ayrılıklarından kaçının.
  • Tartışmaları biraz erteleyin.
  • Yeni bir işe başlamak için dolunay zamanın geçmesini bekleyin.
  • Tamamlamanız gereken her şey için zaman ayırın.
  • Sevgi alışverişinde bulanabilirsiniz.

Serafim Blueprint enerjilerini etkinleştirme zamanı dolunay niyet edebilir ve küçük bir meditasyon yapabilirsiniz.

Serafim Blueprint 3. Basamak uyumlamasını alanlar (arka plan veya meditasyon); (…)  niyet, dilek, istek uyumlamaları biraz ara vererek bir biri ardına söyle, (…) niyet dilek istek uyumlamasını etkinleştirin

Serafim Blueprint 4-5-6 Basamak (Güneş sistemi uyumlamasını 17 dakika kadar odaklan); Bir gezegene veya hepsini arka arkaya birer dakika ara ile isimlerini söyleyebilirsiniz.

Sayı Sekansı Nedir?

Sayı sekansı gibi kadim zamanlardan beri sayıların çeşitli problemlere karşı tedavi niteliğinde kullanıldığını biliyoruz.

*

Grigori Grabovoi, güncel bir sistem kurarak bilinci ve oluşları tanımlayan enerjilerin sayısal dizilimlerine sayı sekansı adını vermiştir.

  • Her enerjiye karşılık gelen bir sayı sekansı vardır.
    • Grigori Grobovoi sisteminde kişi bu sayıları belirli tekniklerle tekrarlayarak bozulmuş olan enerjileri normalize eder.
    • Sayı kodları yani sekanslar sağlımızı ve hayatımızdaki olayları kontrol altına almamızı sağlayan bilinç düzeylerimizi yeniden yapılandırır.
  • Her sekans kendine özgü titreşime sahiptir.
    • Her sorunun sayısal bir dizini vardır. Soruna karşılık gelen sayı dizinlerinin tekrarlanması suretiyle bunların yaydığı titreşimler sayesinde bozulmuş olan enerjileri kromozomlar düzeyinde değiştirerek bilinçte değişim ve iyileşme yaratmasına normalizasyon denmektedir.
    • Yani sayılar vibrasyon yaratır ve bu vibrasyon normalizasyon sağlar. Sekanslar kromozom düzeyinde iyileşme ve uyum sağlamaktadır.

Bu sayılar yardım için nereye gideceğini gösteriyor. Doğru adresi bulmak için bir koordinat gibi çalışıyor. Bir rakamsal sıralama varsa belli bir hastalığa veya belli bir felakete veya belli bir normu elde etmek için işe yarıyor. Sayılara 30 saniye süresince odaklanarak bakabilir, sayıları boşluklardaki eslere dikkat ederek tek tek söyleyebilirsiniz. Bedeninize yazabilirsiniz. Bir kağıda yazarak suyunuzun altına koyup bir süre bekleterek içebilirsiniz. 21 gün / 40 gün tekrar edilmelidir.

Teşhis ve tedavi aracı olarak değil, frekansları yükselterek DNA düzeyinde iyileşme yaratabilir.

*

Kuşlar Neden Kaçarlar?

*

Krishnamurti, Bunları Düşün isimli kitabında ”Yanlarına yaklaştığımda kuşlar neden uçup gidiyor?” sorusuna aşağıdaki yanıtı vermiştir.

*

Yanlarına yaklaştığınızda kuşlar uçup gitmeselerdi ne kadar hoş olurdu onlara dokunabilseydik belki arkadaş olsaydık çok güzel olurdu. Fakat biliyorsunuz biz insanların bazıları çok acımasız kuşları zarar veriyorlar, kafeslere kapatıp, ötmesi yerine konuşturmaya çalıştırıyorlar, doğalarına uygun olmayacak şekilde onlara eziyet ediyorlar.  Tabi ki bunları kuşlara yaparsak onlarda bizden korkup kaçıyorlar.

Belki kuşları gördüğünüzde sessizce durup onların size yaklaşmasını bekleyebilirsiniz. Ve onların güzelliğini inceler onları uzaktan sevebilirsiniz. Bunun için içinizde sabır, sevgi ve hiç korku taşımamanız gerekiyor. Çünkü aslında kuşlar sizin içinizdeki korkuyu hissedip kaçarlar.

Belki en kısa zamanda bir parkta veya bahçede ağacın altında sessizce oturup kuşların sizin varlığınıza alışmasına izin verebilirsiniz. Bir süre sonra kuşların yanı sıra etrafınızdaki ağaçların, çimenlerin ve rüzgarın teninize dokunuşunu, güneş ışığının da nasıl hayat dolu olduğunu fark edeceksiniz. Bunları  her birinin farklılıklarını özelliklerini görmek ve hissetmek için içinizde gerçekten bir dinginlik olmalıdır.

Bu hikayeyi ilişkiler ile de bağdaştırmak mümkündür. Aynı şekilde yanımızdaki kişiye hiç korku taşımadan sevgi ve sabır ile onun varlığını olduğu şekliyle kabul ettiğimizde bizi bırakmıyorlar. 

İlgili eğitimimiz olan Aşk, İlişki ve Sevgi Semineri‘ne katılım için tıklayınız.

Enerjisel Mekan Temizliği

Evrendeki tüm maddeler enerjilerden meydana gelmektedir. Dolayısıyla bir ortamda daha önce bulunmuş tüm canlı ve cansız varlıkların enerjileri o mekanda birikir. Bu birikim pozitif olabileceği gibi negatif enerjiler de barındırmaktadır. Olumsuzluklardan arınmak için enerjisel mekan temizliği yapabilir ve ortamdaki enerjiyi nötrleyebilirsiniz. Kadim geleneklerde ve şamanlar bulundukları mekânları temizlemeye oldukça özen göstermişlerdir. Yeni bir eve taşındığınızda, farklı bir ofise geçtiğinizde, tatile gittiğinizde bu temizliğin faydasını oldukça görürsünüz. Gerekli durumlarda uzun süredir kullandığınız mekanlar için de bu teknikten yararlanabilirsiniz.

Enerjisel Mekan Temizliği Ne Zaman Gereklidir?

Eğer bulunduğunuz ortamda göğsünüz sıkışıyorsa, kendinizi rahatsız hissediyorsanız, bunun sebebi büyük ihtimalle ortamdaki negatif enerjilerdir. Özellikle de uyku bozukluklarının bu durumla yakından ilgisi bulunmaktadır. Hastalandığınızda iyileşmeniz daha uzun sürüyorsa, belli başlı noktalarda içinizi huzursuzluk kaplıyorsa yine bu durum enerjiyle yakından ilgilidir. Bu tip deneyimler yaşadığınızda enerjisel mekan temizliği negatif hissetmenize sebep olan etmenleri ortadan kaldıracaktır.

Hayatınızda önemli bir karar aldığınızda ve yeni bir başlangıç yapmaya hazırlandığınızda da bu ritüelin olumlu etkilerinden faydalanabilirsiniz. Örneğin çocuk sahibi olmayı planlıyorsanız, yeni bir evcil hayvan sahiplenecekseniz ya da bir iş kuruyorsanız eskinin enerjisinden kurtulmanız önemlidir. Böylece ortamda yeninin ve yeniliğin enerjisi için alan açmış olursunuz. Büyük bir kayıp yaşamışsanız, değer verdiğiniz bir ilişkiniz bitmişse de bu temizlikle olumsuzluklardan arınabilirsiniz.

Mekanda Enerji Temizliği Nasıl Yapılır?

Herhangi bir zamanda ve yerde enerjisel mekan temizliği yapmaya, her ritüelde olduğu gibi mutlaka niyet ederek başlayın. Kokulu bitkilerden, tütsüden, kristallerden, seslerden ve tuzdan yararlanın. Ayrıca ortamın fiziksel olarak da temiz ve derli toplu olmasına özen gösterin. Bu konu hakkında detaylı bilgiye ve uygulamaya erişmek için sitemizdeki Eğitimler kısmından Enerjisel Mekan Temizliği uygulamasını edinebilirsiniz. Unutmayın ki fiziksel dağınıklık negatif enerjiyi çekmekte birebirdir. Kaotik enerjiyi ortadan kaldırmayı bir alışkanlık haline getirmek, içinde bulunduğunuz alanı daha parlak, hafif ve yaratıcı bir şekil almasını sağlayacaktır.

Geçmiş İlişkilerinizdeki Benzerlikler


“Geçmiş ilişkilerimi gözden geçirdim. Benimle birlikte olan erkekler bir seçim yapmak zorunda kalıyorlar ve hep diğer kadını seçiyorlar. Neden seçilen kadın ben olamıyorum? Farklı ve iyi olacak diye başladığım ilişkilerin sonu hep hüsran mı olacak?” diyordu danışanım.


Aura alanına sorularımı göndermeye başlayınca gözlerimin önünde küçük bir evin bahçesi belirdi. Minik bir kız merdivende oturuyor, karşısında tahminimce annesi var, eşini bekliyor. Baba sürekli ev dışında ve anne hep onun yolunu gözlüyor. Muhtemeldir ki başka kadınlarla ilişkisi var. Anne hiç mutlu değil.


Araya girip danışana sordum: “Erkekler dışarıdadır, onlar her şeyi yapar” gibi bir düşüncen var mı?” “Evet” diyor danışan, “Hep erkeklerin daha özgür olduğunu düşünürüm.” Küçük kız annesi gibi olmamaya orada karar vermişti işte. Erkeklere karşı sessiz kalmayacak ve hükmeden taraf olacaktı. Zaten ilişkilerinde hükmeden tarafın kendisi olup olmadığını sorduğumda danışan da doğruladı.


Bunun altında yatan, kaybetme duygusudur. Soyunu devam ettirmeyeceği fikri, kadında kaybetme korkusu yaratır. Bu kayıp acısını yaşamamak için kadın iki çeşit davranış geliştiriyor.


1- Erkeğe bağımlı olma davranışı geliştirir. Nasıl bir şeydir bu ‘erkeğe bağımlı olmak’? Onun her isteğini yapmak, gereken yerde bile hayır dememek. Kendi istediklerini sürekli ertelemek, bunları dile getiremediği için sitem etmek ve küsmek. Bolca taviz vermek. Sürekli erkeği kontrol etmek, kıskançlık yapmak… Yeter ki erkek onu bırakıp gitmesin.


2- Hükmeden taraf olarak, güçlü görünme davranışı geliştirir. Egosu yüksektir, acı çekmemek için kendini soğuk bir kozanın içine hapsetmiştir. Duygularının farkında bile değildir.


Belirtmeme gerek var mı bilmiyorum, iki davranış tarzı da ilişkilerde sağlıklı değil. Ne hükmeden taraf olacaksınız, ne karşıdaki kişiye bağımlılık geliştireceksiniz. Onun duygularını anlamaya çalışarak, taviz vermeden, saldırmadan, kırmadan, kırılmadan, suçlayacak veya suçlanacak durum oluşturmadan, özgürlük içinde değerli olduğunuzu hissedin, hissettirin. Unutmamak gerekir ki, evrenin bir yasası var: Ne verirsen onu alırsın. Sevgi verdiğimizde sevgi.

Bu metin, Meral Bakır’ın Işığını Keşfet isimli kitabından alıntılanmıştır.

ALIN ÇAKRA (AJNA ÇAKRA)

Ajna Alın Çakra Nedir?

Üçüncü göz olarak da bilinen bu çakra hafıza merkezidir. Alın çakra bu hayatta ve önceki hayatlarımızda yaşadığımız kayıtların tümünün saklandığı merkezdir. Öğrenme alın çakra merkezi aracılığı ile gerçekleşir.

Rengi indigodur.

Bu çakra bloke olduğunda, kişiler sezgi gücünü kullanmaz. Disiplin ve başarıdan korkar. Pek çok durumda karışıklığın içinden çıkamaz ve bocalar. İşitme, burun ve sinüs ile ilgili sorunlar, göz, baş ağrıları, tümör, beyin kanaması, migren gibi fiziksel rahatsızlıklar ve konsantrasyon eksikliği, zihin yorgunluğu, karışıklığı, öğrenmede zorluk ve öğrenme bozuklukları, unutkanlık, adet düzensizlikleri görülebilir. 

Alın çakra arındırma ve çalıştırmak için “Aum” sesi ile çalışmak, spiritüel çalışmalar, meditasyon dua ve inzivalar yapmak etkili olabilir. İndigo renk giysiler giymek ve yumurta, ıspanak, kuruyemişler, süt ürünleri, yulaf, balık gibi hafızayı güçlendiren besinler yardımcı olabilir. Çok daha detaylı çalışmaları Meral Bakır’ın Çakra Arındırma ve Çalıştırma Yöntemleri kitabında bulabilirsiniz.

Güncel Sanatta Kristaller

Güncel sanatta kristaller ve doğal enerjinin önemi yadsınamaz. Günümüzde başkalaşım sürecini sunan güncel sanat, sıradan olan, varsayılan veya sıradanlaşan her şeyin anlamını bükebilme potansiyeline sahiptir. Anlam, sanat kapsamında yapısı belirgin olmayan bir öz olarak algılanabilir. Bu özler, hızla geçen modern zamanın gündelik yaşamında onlara atfedilene kıyasla çoğul veya ana özgü anlamlar içerebilme potansiyeline sahip olduğundan sanat için sonsuz bir kaynak oluşturur. 

Taş, her zaman düşünce dünyasının bir sorusu olmuştur. Elbette bu sebeple güncel sanatın da radarı içindedir. Taş, birçok şey olabilir. Bu yazı doğal taşlar dediğimiz bir gruba odaklanmaktadır. Aslında taş, doğaldır. Doğal sıfatı, onu işlenmemiş (işler-on work) haline rağmen sanki bir ‘yapma-etme’ (work) halinden çıkmış gibi güzel bulduğumuz için eklenmiş olabilir. Çünkü güzellik, belli bir idealliği de içerir ve insanlar nedense bu idealliği bir ‘yapıt’ olarak algılayabilirler. Çünkü ideal olan ve güzel olan çoğu zaman uzağımızdadır, dolayısıyla bir şekil ve forma sahipse, aradaki mesafeler onu görünür kılar. Yapılmayan şeyler, yani işler-olmayan-eserler karşısında bir şaşkınlık oluşur. ‘Doğal taş’, insanlık olarak kısmen (veya resmen) kaybettiğimiz tarafımız olan şamanik ruhumuzla iletişim için bir geçiş nesnesi anlamını da taşır. 

Abramovic ve Dev Kuvars

Geçtiğimiz kış ilk defa Türkiye’ye de gelen ve Sakıp Sabancı Müzesi’nde retrospektif sergisi gerçekleşen Marina Abramovic, bildiğimiz doğal taşların içindeki bir grup olan kuvarsların bu güzelliğini bir röportajında şöyle ifade ediyor, ‘Bu taşlar da bitkiler veya diğer cisimler gibi atom demetleridir, atomları mükemmel bir uyum içinde kabul edilen dalgalar halinde titreşirler. Doğal taşlar, zamanın etkisiyle katı hale dönüşen bir takım sıvılardan oluşurlar, kayalaşmaya başladıklarında temas halinde oldukları cevherin atomik yapısını kopyalarlar.’ Abramovic, doğal taşları ‘bilgisayarlar’ olarak da adlandırır. Çünkü onlar uzun zamandır yer altının paha biçilemez orandaki bilgisini taşırlar. ‘Kristal Sinema’ isimli serisinde kilolarca ağırlıktaki saf kristalleri izlersiniz. Onlar ‘her şey’i izlemek gibidir. İzlemek yerine başınızı yaslayıp o enerjiyi içinize çekebilirsiniz. ‘Kalkış Ayakkabıları’nda, içinde ayak için bir boşluk sağlanmış kocaman ametistleri giyersiniz. Elbette görünürde artık adım atmak imkansızdır, o taşları kaldıramazsınız. Ancak titreşimleriyle bir yolculuğa çıkabilirsiniz. ‘İletişimci’ heykellerinde aklın bir aracısı olarak ‘baş’lardan çıkan kuvarslar dikkat çekmektedir. Tanıma ve ifadeleri yansıtan ‘yüzün’ tefekkürlü hali bu başlarda kalmamıştır; taşlar görmenin ve gözlerin yerine geçmiştir. Bunlar aynı zamanda ‘geçici nesnelerdir’, geçmek ise başka bir faza geçmektir, yitmek değil. 

Marina Abramoviç Enstalasyonu

Marina Abramovic, The Communicator (İletişimci)

Bahsedebileceğimiz başka bir sanatçı olarak Olafur Eliasson, işlerinde mekansallık ve kutsalı işlemesiyle ön plana çıkan eserlere imza atmıştır. Terrakota ve dolayısıyla taşlardan da ilham aldığı görülebilir, aynı zamanda ışık ve mekan ilişkisine de değinir. Doğal taşlar da kendi parlaklıklarını ve renklerini içerirler, ışığı bükebilen dokulara sahiptirler. Kristalize yapıların yansıttığı renkler Eliasson’ın işlerinde izlenebilir. 

Olafur Eliasson, Kristal Nebula

Olafur Eliasson, Your Aurora Borealis
Olafur Eliasson, Riverbed Enstalasyonu

Son olarak İstanbul, Pera Müzesi’nin düzenlemiş olduğu ve 6 Mart’a kadar sürecek ‘Kristalin Berraklığı’ isimli sergi, kristali bir metafor olarak kullanan işlerden bir seçki sunuyor.

‘…Sergi, sembolik kullanımların ötesine geçiyor. Sanatsal, küratöryel ve kurumsal çalışmaların üretim, sergileme ve geri dönüşüm süreçlerindeki çok çeşitli ilişkilerle sınırlı bir ekosistem yaratmayı hedefliyor.’ Serginin bu açıklama kısmının devamında ise şu eleştiriye işaret ediyor; ‘Her şey—ve herkes—şeffaf, örtüsüz ve ifşa edilmiş durumdadır. Ne var ki şeffaflığın karanlık bir tarafı da vardır ve biz farkına bile varmadan matlığa dönüşebilir.’

Kristal Berraklığı Sergisinden…

Çakralarınızı Temizleyecek Başmelek Mikail Çalışması

Başmelek Mikail kurtuluş ve rahmet meleğidir. Başmelek Mikail Çalışması, yüksek sevgi enerjisi sayesinde hayatınızdaki tüm olumsuzlardan kurtulmanızı sağlar. 

Hepimiz dünyaya belli bir amaç için geliriz. Aslında yaşamımız boyunca da nihai hedefimiz, bu amacın ne olduğunu bulmak ve onu uygulamak olur. Ancak dünyevi koşuşturmalar sebebiyle bu amaçtan giderek uzaklaşmaya başlarız. Doğduğumuz günden itibaren ailemiz ve toplum tarafından bize birtakım sorumluluklar yüklenir. Zorunlu eğitimler, kariyer planları, ekonomik bağlılıklar ve hastalıklar zamanımızın ve enerjimizin çoğunu ele geçirmeye başlar. Başmelek Mikael Çalışması ise sevgi enerjisi ile benliğimizi yeniden keşfetmemize yardımcı olur. Sevgiyle dolup özgür hissetmeye başlayan bir ruh, gerçek amacına da daha kolay odaklanır. 

Başmelek Mikail Kimdir? 

Tanrının kendinden yarattığı ilk varlık olan Başmelek Mikail, dört büyük melekten biridir. Evren ve diğer tüm varlıklar yaratılırken Tanrının yanında olmuş ve bu enerjiden yararlanmıştır. Olumsuz enerjiyi arındırmakla görevlendirilmiş olan bu melek evrendeki düzenden de sorumludur. Aynı zamanda Cennet’in genel yöneticisi konumundadır. Tüm semavi dinlerde tanınır ve kutsal ruh olarak kabul edilir. 

Görsel tasvirlerde elindeki kılıcı daima fark edersiniz. Bu kılıç, Mikail’in mavi, altın sarısı ve mor renkteki enerjisine göre renge bürünür. Mikail’in bu yüce enerjisi, Tanrının saf sevgisinden gelmektedir. Kılıcı sayesinde olumsuz tüm enerjileri temizler ve nötrler. Kişilerdeki, gruplardaki ve ortamlardaki olumsuzluğu temizlediği için enerji uyumlaması konusunda oldukça yardımcıdır. 

Hayatınızı Değiştirecek Başmelek Mikail Çalışması 

Sevgiden ve hayat amacımızdan uzaklaştıkça çevremizdeki olumsuzlukların daha fazla yoğunlaştığını görebiliriz. Bunun anında farkına varmasak da zaman geçtikçe negatif bir kordonun sanki boğazımızı sıkmaya başladığını hissederiz. Yaratıcının sonsuz sevgisinden güç alan Başmelek Mikail, elindeki kılıçla hayatınızdaki olumsuzlukları yarıp sevginin tekrardan içinize akmasını sağlar. Uyumlama çalışması ile artırılan bu güçlü frekans sevgi ve ışığın tüm hayatınıza işlemesine yardımcı olur. 

Niyet etmenin gücüne ve önemine inanarak bu çalışmaları yaptığınızda çakra temizliğinizi de sağladığınızı görebilirsiniz. Mikail’in büyük bir armağan olan enerjisi, arınmaya ve sevgiyle dolmaya niyet eden herkesi kuşatır. Bu enerjiyi yakalayanlar hayatlarındaki köklü değişimlerin ve büyük mucizelerin kısa sürede farkına varır. Enerji yükseldikçe kişisel bilinç ve farkındalık da artmaya başlar. 

Çakraları temizlemek gibi çok sayıda faydası bulunan Başmelek Mikail çalışması, niyetlerinizi gerçekleştirmek için önemli bir ödüldür. Arınmaya niyet eden, duanın ve yaratıcının varlığına inanan herkes bu enerjiden fayda sağlayacaktır. Uyumlama çalışmalarının etkisini görebilmeniz için samimi olmanız ve kalp çakranızı kullanarak sevgiyle dua etmeniz yeterlidir. Tanrı, samimiyetle kendisinden yardım isteyen herkese elini uzatır. 

Ömür Boyu Uygulayabileceğiniz Uyumlama 

Çalışmalar sırasında öğrendiklerinizin etkisi bir defaya mahsus değildir. Kendi hayatınızdaki negatif kalkanı kırıp sevginin kaynağına indikten sonra bu büyük enerjinin etkisini ömür boyu görmeye devam edersiniz. Çalışma sırasında öğreneceğiniz yöntemi hayatınızın geri kalanında, istediğiniz ortamda kullanabilirsiniz. 

Bulunduğunuz mekanlarda koruyucu bir kalkan oluşturan Mikail’in enerjisi, çevrenizle, komşularınızla, iş arkadaşlarınızla ve partnerinizle ilişkilerinizi nötralize eder. Çalışma sırasında ortaya çıkan enerji ortamdaki ve ilişkilerinizdeki tüm negatif duyguları temizler. Yaşam amacınızı unutmuşsanız, hatırlamanız konusunda bize destek olur. Auranızda ve çevrenizde güvenli bir alan oluştuğunu günden güne fark etmenizi sağlar. 

Kendinizi değersiz, güvensiz, güçsüz, yetersiz, başarısız, yalnız hissettiğiniz her an öğrendiğiniz bu çalışmayı kendi kendinize tekrarlayabilirsiniz. Zorlandığınızı ve korktuğunuzu hissettiğiniz her alanda bu baş melek size enerjisiyle yardımcı olacaktır. Uyumlama çalışmasının oluşturduğu sevgi kalkanı sevgi içermeyen her şeyi sizin alanınızdan uzaklaştırır. Başmelek Mikail çalışması sırasında, hangi çakralar üzerinde nasıl çalışacağınızı ve hangi meditasyonları nasıl yapacağınızı da öğrenirsiniz. Böylece tüm öğrendiklerinizi istediğiniz zaman kendi kendinize de yaparak hayatınızda uygulayabilirsiniz.

İletişim için bize yazabilir veya randevu için tıklayabilirsiniz.

Serafim Meleği ve Seraphim Blueprint Eğitimi

Seraphim Blueprint eğitimlerinin odağı olan melek Serafim, başmelektir, meleklerin en yüksek rütbelisi olduğunu pek çok kaynakta yazmaktadır. Seraf sözcüğü etimolojisi iki parçadan oluşmaktadır.  ‘Ser’ yükseltilmiş varlık veya koruyucu melek anlamına gelmektedir. ‘Rafha’ ise şifacı doktor veya cerrah anlamına gelir. İbranice’de ‘saraph’, tutkuyla yanan anlamındadır. Seraphim meleklerinin saf ışık varlıkları olduklarını bilinir. Seraphim melekleri aşkı ve arınmayı temsil ederler. İnsanlığa hizmet eden en yüksek melek enerjilerine sahipler. Serafim meleklerinin her birinin 6 kanadı bulunur. İki kanadı ile yüzlerini, diğer iki kanatları ile ayaklarını kapatırlar. Kalan kanatlarıyla ise uçarlar. Türkiye’de, Ayasofya gök kubbesinin dört tarafında bulundukları için kendilerine Ayasofya melekleri gibi isimlerde verilmektedir. Türkiye’de özellikle Bizans’tan kalan eserlerde görülür. 

Seraphim Blueprint sistemi, Serafim Melekleri Tarafından insanlığın aydınlanması için yeniden aktif edilmiş bir öğretidir. Seraphim Blueprint, kozmik enerjilerin normalizasyonunu altı basamakla sağlayan bir sistemdir. Birinci basamakta Serafim iyileştirmesi yapılır, fiziksel ve ruhsal bedenimizdeki blokajlar kaldırılır. İkinci basamakta bilinçaltı sistemimizdeki sınırlamalar kaldırılır ve Kundalini enerjilerinin yükselmesiyle DNA’daki pasif kısımlar aktifleştirilir, mantık ve duygular arasındaki uyuşmazlık kaldırılır. Üçüncü basamak Seraphim Tezahürü ile amaçlarımızı anlamlandırmamız kolaylaşır. Dördüncü basamakta evren ile olan ilişkimiz normalize edilir. Beşinci basamak ise evrende kendimize denk düşen gezegenimizle olan ilişkilerimiz iyileştirilir. Altıncı basamak son seviyedir; algımızın güzelliği ortaya çıkararak iyiye yönelmesini sağlar. 

Bu sistemin öğretmenlerinden Meral Bakır tarafından aktarılmaya devam etmektedir. Detaylı bilgi ve randevu için bize ulaşabilirsiniz.

Meral Bakır Kimdir?

Çalışma hayatına bankacı olarak başladı. Sonra sırasıyla satış ve pazarlama koordinatörlüğü, dershane yöneticiliği, yayın koordinatörlüğü, franchise organizasyonu görevlerinde bulundu. Bu yoğun çalışma temposunun ardından yaşamını gözden geçirerek kendisini sorguladı ve aslında yapmak istediğinin bu olmadığına karar vererek; evrensel gelişme ve olgunlaşma yolunda yürümeye başladı.

Yogayı bir yaşam biçimi olarak benimseyerek, Svyasa University (Swami Vivekananda Yoga University) ve Yoga ALLİANCE (YB-YA TTC) Yoga eğitmenliği temel eğitimini tamamladı. Daha sonra, Rainbow Kids Yoga “Yoga For Kids and Families” Teacher Training “Çocuk ve Aile Yogası Öğretmenlik Eğitimi, Birthlight Perinatal Yoga Hamile Yoga Eğitmeni ve Yoga Alliance, Yoga Anatomisi ve Yoga Terapi Öğretmenlik Eğitimi aldı. Aldığı eğitimler ile NLP Trainers, Yaşam Koçu ve Usui Reiki Master-Teacher ve Bioenerji Uzmanı oldu. Seraphim Blueprint Eğitimi 1-6. basamak Öğretmenliği ; Seraphim ileri şifa öğretmenliği, Seraf ile Güneş Sistemi Öğretmenliği (gezegen enerjileri), Seraphim Blueprint Füzyon öğretmenliği, Başmelek Michael, Gümüş Ankh eğitmenliği, Numeroloji, Ruhsal Detoks, Grigori Grabovoi öğretim görevlisidir. Diğer sayısız kurs, yoga eğitimlerine katılarak; İngiltere, Almanya ve Amerika gibi bölgelerde çalışma fırsatı elde etmiştir. Duru görür, yazar ve öğrendiklerini paylaşmayı sever. Meral Bakır, evli bir kız, bir oğlan çocuğu annesi ve bir tatlı bir torun anneannesi ve bundan çok mutlu.

BOĞAZ ÇAKRA (VİŞUDDHA ÇAKRA)

BOĞAZ ÇAKRA (VİŞUDDHA ÇAKRA)

İletişimin merkezidir. Duygu ve düşüncelerimizi boğaz çakra aracılığı ile ifade ederiz. İfade etmek insanın her alanda kendisini ortaya koyabilmesidir. Boğaz çakrayı sağlıklı tutmak için doğruyu söylemek çok önemlidir. Duygu ve düşüncelerimizi cesaret ve tüm açıklığı ile boğaz çakra aracılığı ile dış dünyaya ifade ederiz.  Bu çakra aracılığı ile kişi korkularını ve zayıf taraflarını ifade edebilme yeteneğine sahip olarak gerektiğinde hayır diyebilmektedir. Ayrıca korkmadan başkalarına fikirler verebilir.

Rengi mavi ve eter elementi ile ilgilidir.

Bu çakra bloke olduğunda, boyun ve boğaz bölgesinde ağrılar, sıkışmalar ve tiroit gibi rahatsızlıklar olabilir. Başkalarını incitmemek için konuşmamayı tercih eder. Konuşurken boğazı düğümlenir, veya konuşmadan önce bazı sesler çıkarır. Kendisi ile katı bir tutum geliştirir. Önemsiz şeylerden konuşur. Boyun omurlarında kaymalar, sıkışmalar, fıtık gibi ense-boyun ile ilgili rahatsızlıklar, Alerji, astım, bronşit, ses telleri, larenjit,  farenjit, tiroit, paratiroit, baş dönmesi gibi fiziksel rahatsızlıklar görülebilir. 

Boğaz çakra arındırma ve çalıştırmak için “Ham” sesi ile çalışmak, mavi renk giysiler giymek, doğada ve açık havada yapılan tüm aktiviteler, mavi ve mor besinler (yaban mersini, mor lahana, böğürtlen erik, patlıcan vb.) ile beslenmek yardımcı olabilir. Çok daha detaylı çalışmaları Meral Bakır’ın Çakra Arındırma ve Çalıştırma Yöntemleri kitabında bulabilirsiniz.