Çakra Arındırma ve Dengeleme Yöntemleri

Çakra arındırma ve dengeleme yöntemleri, çakraları temizlemek ve çalıştırmak için gerekir. Meral Bakır’ın Çakra Arındırma ve Çalıştırma Yöntemleri kitabından bu yöntemleri sizin için derledik. Çakraları temizlemek ve çalıştırmak için bu kitapta ses titreşimi, mudra, bandha, asana, pranayama, konsantrasyon ve meditasyonlara yer verilmiştir. Çakra merkezlerini açmak ve dengelemek için bu yöntemlerden yapınıza en uygun olanları ya da dilerseniz tümünü deneyebilirsiniz.

Ses Titreşim Yöntemi

Her çakra merkezi, belli bir ses titreşimi ile bağlantılıdır. Ses titreşimi sayesinde kişinin içsel gücü ve bilgisi serbest kalır. Ses titreşimi bilinçaltını arındırır ve yeniden yapılandırır. Uygulayan kişiye şifa ve huzur vererek, bilincin yükselmesine yardımcı olur.

Mudra Yöntemi

”Mudra”, ellerin duruşu veya bir sembol olarak tanımlanabilir. Mudralar bedende bulunan potansiyel enerjiyi uyandırarak bizleri kozmik enerjiye ulaştıracak özel bir kilit oluşturur.
Ellerin ve parmakların farklı noktaları, bedenin ve beynin belli bir bölgesinin karşılığı olan bir enerji noktasına sahiptir. Yani eller bedeni yansıtan bir ayna gibidir. Mudra yöntemleri arasında; bedensel duruşlar, nefes, el ve göz pozisyonları vardır. Parmaklarınızı açma, bükme, çaprazlama, dokunma yoluyla bedeninizi ve zihninizi etkin bir şekilde uyarabilirsiniz. Ayrıca mudralar, meditasyon için ideal bir ön çalışmadır.

Asana Uygulamaları

Sanskritçe olan asana sözcüğü, ‘duruş’ anlamına gelmektedir. Asana uygulamaları vücuttaki enerji kanallarını ve çakra merkezlerini aktifleştirip çalıştırmaktadır. Bunlar, kişinin farkındalığını arttırtmakta ve böylelikle; bedenin, zihnin, ruhun keşfedilmesi sağlanmaktadır. Asanalar hem zihin hem de kemikler, kaslar, eklemler, sinir, sindirim, dolaşım ve boşaltım sistemleri için yararlıdır. Duruşları dengeleyen, zihni de uyum ve huzur haline ulaştıran çalışmalardır. Duruşların uygulanması fiziksel dayanıklılık sağlayarak enerjiyi bedenin her noktasına yönlendirir. Asanalar, beden ile zihni birleştirir.

Beden ve zihinde blokajlar, gerilimler ve düğümler bulunmaktadır. Her zihinsel düğüme bir bedensel düğüm, her bedensel düğüme bir zihinsel düğüm denk gelmektedir. Asana çalışmalarının bir diğer amacı da bu düğümlerden kurtulmaktır. Duruşlar, bedensel boyutta yapılarak zihinsel gerilimler giderilir. Bedensel ve zihinsel gerilimlerin kaldırılması bedenimizdeki sıkışmış enerjinin rahat dolaşmasını sağlar. Bu da, bedeni aktif ve güçlü, zihni ise uyumlu, yaratıcı, neşeli ve dengeli kılar. Asanaların sürekli uygulanışı bedeni daha sağlıklı hale getirir.

Asana uygulamalarının nihai amacı ise bireyin bir pozisyonda uzun süre, rahat bir şekilde oturma yeteneğini geliştirmektir. Bu da, ileride göreceğimiz meditasyon uygulamaları için oldukça önemlidir.

Pranayama / Nefes

Sanskritçe ‘yaşam gücü’ olan prana, görünmez temel yaşamsal bir enerjidir. Prana devamlı hareket halinde olan kozmik bir güçtür. Soluduğumuz havada, yediğimiz yiyeceklerde, içtiğimiz suda ve güneş ışınlarında sonsuz miktarda bulunmaktadır. Vücudumuzun yaşamsal fonksiyonları bu yaşam enerjisine bağlıdır.

Pranayama, öncelikle nefesin farkına varılması, nefes alıp verişin ve nefes tutma işlemlerinin kontrol altına alınmasıyla evrensel yaşam enerjisini bedende depolamak ve tüm bedene eşit olarak dağıtmaktır. Pranayama ile sadece nefesi değil, solunum sisteminin arkasındaki daha ince enerjisel bir sistemi kontrol ederiz. Pranayama uygulamaları sırasında solunum sistemi güçlenir, sinir sistemi sakinleşir, zihin sabitleşir ve enerji tüm bedene eşit olarak dağıtılarak kişi daha sağlıklı hale gelir.

Konsantrasyon

Konsantrasyon, her şeyi başarmanın anahtarıdır. Akıl, kendi iç dünyasından kopmuş ve dış dünyadaki nesneler ile düşünmeye alışmıştır. Çakra temizleme ve dengeleme yöntemlerini uygularken doğru konsantrasyon çok önemlidir. Bu yüzden aklı dış nesnelerden iç merkeze yavaş yavaş çekmeye çalışmalıyız. Bunu da dışsal veya içsel bir obje aracılığıyla gerçekleştirebiliriz. Konsantrasyon objesi bir simge, mum, doğanın kendisi veya toprak, su, ateş, hava gibi elementler olabilir. Konsantrasyon, objesine bakış ile zihinde canlandırma yeteneği geliştirir. Mekanik uygulama yeterli değildir. Yapılan şeye içten ilgi göstermek gerekir. Odaklanmak için sadece ve sadece tek bir şey gereklidir: Yoğun istek. Konsantrasyon uygulaması kişiyi zamanla meditasyona götürecektir.

Yantra Konsantrasyonu

Yantra, odaklanma ve derinleşmeyi arttıran simgesel resimlerdir. En çok görülen desenler daire, kenetlenmiş üçgenler, yıldız, hilal ve karedir. Daire evrendir; üçgen ateşi, hilal suyu, kare ise toprağı sembolize eder. Yantra konsantrasyonu dışsal bir konsantrasyondur, amacı aklın tek bir şey üzerine yoğunlaşmasını sağlamaktır.

Devamı için kitabı edinebilirsiniz.

Kapak görseli, Craig Larsen’dan alınmıştır.

Kazandibi?..

Çapalamak davranışına ilginç bir diğer örnek daha… Danışanımın şikayeti şöyleydi: ”Ağladığımda ya da üzüldüğümde sütlü tatlı yemek istiyorum. Özellikle kazandibi.”

Bunu fark ettiğini, altında mutlaka bir neden olduğunu, artık bu çocukça davranıştan kurtulmak istedğini dile getirdi. Seansa başladık, aura alanına niçin ağladığında ve üzüldüğünde sütlü tatlı ya da kazandibi yemek istediğini sordum. Bir yandan da enerji gönderiyordum. Az sonra gözümün önünde, sobalı olduğunu düşündüğüm çok sıcak bir oda belirdi. Öylesine gerçekti ki sobanın yaydığı sıcaklık yüzüme vuruyordu. Yüksek bir yatak gördüm. Yatağın üzerinde bir çocuk hıçkırıklarla sarsılıyordu. Belli ki ağlaması epeydir devam ediyordu. Gözyaşları fışkırıyor, kollarını ve bacaklarını çırparak ağlıyordu. Birden kapı açıldı. Genç bir kadın telaşla odaya girdi. Elinde mama tabağı vardı. Aceleyle bebeğine mama yedirmeye başladı. İlginç olan, ağzımda hissettiğim tattı. Mamanın dibi tutmuş gibiydi, hafiften yanık tadı geliyordu. Anlamıştım: Annenin, ağlayan bebeğini susturmak için pişirdiği ve dibini tutturduğu mamanın, şimdiki zamandaki tat karşılığı ‘kazandibi’ydi. Danışanım yorumuma katıldı, ”Üzüldüğüm ya da ağladığımda ne yapıp ediyor, gidip alarak yiyor, sonra rahatladığımı hissediyorum” dedi. Onda çapa yaratan şey, kazandibiydi. İlgisiz ve yalnız kaldığını hissettiğinde kazandibi ona anne şefkati ve desteğini sunuyordu sanki.

Bu sahneyi, onun izni ile, aura alanından göndererek sildik. Seans bitti. Bir süre deneyimlemesini, üzülüp ağladığındaki davranışının farkında olmasını istedim.

Yaklaşık bir yıl sonraydı. Konuyu çoktaan unutmuştum. Görüştüğümüzde o halinden eser kalmadığını anlattı. Artık üzüldüğünde ve ağladığında sütlü tatlı yemiyordu. Ama bu kez de ters bir çapa oluşturmaktan kaçındım, ”Lütfen git ve sütlü tatlı ye” diye önerdim. Bir çapayı silerken farklı bir çapa oluşturmak istemeyiz.

Bu metin, Meral Bakır‘ın Işığını Keşfet isimli kitabından alınmıştır.

AURA Nedir?

Aura nedir, katmanları nelerdir? Vücudun etrafını saran elektromanyetik enerji alanına “aura” adı verilmektedir. Latince anlamı “parıldayan ışık”tır. Aura kelimesi kadim öğretilerde “enerji beden”, “ışık beden”, “kılıf”, “koşa” veya “hare” olarak da adlandırılmıştır.

Bedeni saran bu enerji alanı, renkli ışınımlar, ışık, ısı, ses, geometrik şekiller, titreyen ışık noktaları, spiraller, çizgisel titreşimler, kıvılcımlar ve bulutlar şeklinde olabilir. Bu parçacıklar bulutsu bir yapıda hareket eder ve bir araya gelerek birbirleriyle sürekli etkileşimde bulunurlar.

Sonuç olarak aura; tüm duyguların, düşüncelerin, anıların ve davranış kalıplarının yer aldığı alandır.

Auranın Katmanları

Aura; çeşitli katmanlara ayrılmıştır. Bunlar; bazen enerji bedenleri birbirine nüfuz eden, birbirini çevreleyen ardışık katmanlardır.Aslında aura, bir alandan çok daha fazlasıdır. Her katman bir bedendir. Tıpkı fiziksel bedenimiz gibi, canlı ve işlevsel… Auranın katmanları kendi aralarında iletişim halindedir. Aynı alan içinde birbirlerini içerecek biçimde var olurlar. Bu bedenlerin kendi titreşimleri vardır. Her katman bir alttakinden daha yüksek titreşimlerden oluşmaktadır. Bedene en yakın olanı en düşüktür, bedenden uzaklaştıkça katmanların titreşim frekansı yükselir.

Bu metin, Meral Bakır’ın Işığını Keşfet isimli kitabından alınmıştır, devamını okumak için tıklayarak kitabı edinebilirsiniz. Ayrıca detaylı aura analizi için de iletişime geçebilirsiniz.

Aura Renklerine Göre Paraya Bakış

Vücudun etrafını saran elektromanyetik enerji alanına “aura” adı verilmektedir. Latince anlamı “parıldayan ışık”tır. Aura kelimesi kadim öğretilerde “enerji beden”, “ışık beden”, “kılıf”, “koşa” veya “hare” olarak da adlandırılmıştır. Aura çeşitli katmanlara ayrılmıştır. Bunlar bazen enerji bedenleri birbirine nüfuz eden, birbirini çevreleyen ardışık katmanlardır. Aslında aura, bir alandan çok daha fazlasıdır. Her katman bir bedendir. Kişilikle ilgili ipuçları verir. Aşağıda aura rengine göre kişinin paraya bakışına yönelik olarak bu ipuçları listelenmiştir. 

Sarı Aura: Para bir gerekliliktir. Kolay harcar, kolay harcatır.

Yeşil Aura: Lüks, giysiler, hediyeler, tatiller sever. Parayı kolayca harcar, finansal güvenlik arar.

Beyaz Aura: Finansal güvenlik arar, harcarken dikkatlidir. Para onun için ikincil durumdadır.

İndigo Aura: Para onun için ikincil durumdadır. Daha yüksek değerleri ve gerçeği arar.

Kırmızı Aura: Parayı düşüncesizce harcar, fiziksel olarak etkileşim ve güç arar.

Lavanta Aura: Para onun için gerçekdışı bir kavramdır, parayı yönetmek güç ve zorlayıcıdır.

Mavi Aura: Parayı bir güvenlik aracı olarak görür. Emniyet ihtiyacı için kullanır.

Mor Aura: Yeni ve yaratıcı fikirlerini gerçekleştirmek ve güç için bir araçtır.

Turuncu Aura: Para yeni projeleri ve mecaracı fikirleri için gereklidir

Aura Çakra Görüntüleme ve Analiz hizmetimiz için tıklayın.