Güncel Sanatta Kristaller

Güncel sanatta kristaller ve doğal enerjinin önemi yadsınamaz. Günümüzde başkalaşım sürecini sunan güncel sanat, sıradan olan, varsayılan veya sıradanlaşan her şeyin anlamını bükebilme potansiyeline sahiptir. Anlam, sanat kapsamında yapısı belirgin olmayan bir öz olarak algılanabilir. Bu özler, hızla geçen modern zamanın gündelik yaşamında onlara atfedilene kıyasla çoğul veya ana özgü anlamlar içerebilme potansiyeline sahip olduğundan sanat için sonsuz bir kaynak oluşturur. 

Taş, her zaman düşünce dünyasının bir sorusu olmuştur. Elbette bu sebeple güncel sanatın da radarı içindedir. Taş, birçok şey olabilir. Bu yazı doğal taşlar dediğimiz bir gruba odaklanmaktadır. Aslında taş, doğaldır. Doğal sıfatı, onu işlenmemiş (işler-on work) haline rağmen sanki bir ‘yapma-etme’ (work) halinden çıkmış gibi güzel bulduğumuz için eklenmiş olabilir. Çünkü güzellik, belli bir idealliği de içerir ve insanlar nedense bu idealliği bir ‘yapıt’ olarak algılayabilirler. Çünkü ideal olan ve güzel olan çoğu zaman uzağımızdadır, dolayısıyla bir şekil ve forma sahipse, aradaki mesafeler onu görünür kılar. Yapılmayan şeyler, yani işler-olmayan-eserler karşısında bir şaşkınlık oluşur. ‘Doğal taş’, insanlık olarak kısmen (veya resmen) kaybettiğimiz tarafımız olan şamanik ruhumuzla iletişim için bir geçiş nesnesi anlamını da taşır. 

Abramovic ve Dev Kuvars

Geçtiğimiz kış ilk defa Türkiye’ye de gelen ve Sakıp Sabancı Müzesi’nde retrospektif sergisi gerçekleşen Marina Abramovic, bildiğimiz doğal taşların içindeki bir grup olan kuvarsların bu güzelliğini bir röportajında şöyle ifade ediyor, ‘Bu taşlar da bitkiler veya diğer cisimler gibi atom demetleridir, atomları mükemmel bir uyum içinde kabul edilen dalgalar halinde titreşirler. Doğal taşlar, zamanın etkisiyle katı hale dönüşen bir takım sıvılardan oluşurlar, kayalaşmaya başladıklarında temas halinde oldukları cevherin atomik yapısını kopyalarlar.’ Abramovic, doğal taşları ‘bilgisayarlar’ olarak da adlandırır. Çünkü onlar uzun zamandır yer altının paha biçilemez orandaki bilgisini taşırlar. ‘Kristal Sinema’ isimli serisinde kilolarca ağırlıktaki saf kristalleri izlersiniz. Onlar ‘her şey’i izlemek gibidir. İzlemek yerine başınızı yaslayıp o enerjiyi içinize çekebilirsiniz. ‘Kalkış Ayakkabıları’nda, içinde ayak için bir boşluk sağlanmış kocaman ametistleri giyersiniz. Elbette görünürde artık adım atmak imkansızdır, o taşları kaldıramazsınız. Ancak titreşimleriyle bir yolculuğa çıkabilirsiniz. ‘İletişimci’ heykellerinde aklın bir aracısı olarak ‘baş’lardan çıkan kuvarslar dikkat çekmektedir. Tanıma ve ifadeleri yansıtan ‘yüzün’ tefekkürlü hali bu başlarda kalmamıştır; taşlar görmenin ve gözlerin yerine geçmiştir. Bunlar aynı zamanda ‘geçici nesnelerdir’, geçmek ise başka bir faza geçmektir, yitmek değil. 

Marina Abramoviç Enstalasyonu

Marina Abramovic, The Communicator (İletişimci)

Bahsedebileceğimiz başka bir sanatçı olarak Olafur Eliasson, işlerinde mekansallık ve kutsalı işlemesiyle ön plana çıkan eserlere imza atmıştır. Terrakota ve dolayısıyla taşlardan da ilham aldığı görülebilir, aynı zamanda ışık ve mekan ilişkisine de değinir. Doğal taşlar da kendi parlaklıklarını ve renklerini içerirler, ışığı bükebilen dokulara sahiptirler. Kristalize yapıların yansıttığı renkler Eliasson’ın işlerinde izlenebilir. 

Olafur Eliasson, Kristal Nebula

Olafur Eliasson, Your Aurora Borealis
Olafur Eliasson, Riverbed Enstalasyonu

Son olarak İstanbul, Pera Müzesi’nin düzenlemiş olduğu ve 6 Mart’a kadar sürecek ‘Kristalin Berraklığı’ isimli sergi, kristali bir metafor olarak kullanan işlerden bir seçki sunuyor.

‘…Sergi, sembolik kullanımların ötesine geçiyor. Sanatsal, küratöryel ve kurumsal çalışmaların üretim, sergileme ve geri dönüşüm süreçlerindeki çok çeşitli ilişkilerle sınırlı bir ekosistem yaratmayı hedefliyor.’ Serginin bu açıklama kısmının devamında ise şu eleştiriye işaret ediyor; ‘Her şey—ve herkes—şeffaf, örtüsüz ve ifşa edilmiş durumdadır. Ne var ki şeffaflığın karanlık bir tarafı da vardır ve biz farkına bile varmadan matlığa dönüşebilir.’

Kristal Berraklığı Sergisinden…