Şaman Geçmişimizden Kalan Ritüellerimiz

Şaman kelimesi, Pali dilinde ruhlardan esinlenen, Sanskritçede buda rahip, Tunguz dillerinde bilen kişi, Mançu dilinde ise oynayan zıplayan anlamındaki ‘samana’ kelimesinden gelir. Şamanik olarak kategorize edilen inançlar ve uygulamalar, antropologlar, arkeologlar, tarihçiler, din bilimleri akademisyenleri, filozoflar ve psikologlar dahil olmak üzere çok çeşitli disiplinlerden otoritelerin ilgisini çekmiştir. Doğa, ruh ve insan varlıkları odağındadır.  

Şamanların yaşayış biçimi maddi ve manevi dünyanın eşiğine bir koridor oluşturmayı sağlar. Şamanizmde her şeyin birbiriyle bağlantısı vardır, dünya bir bütündür. Bu bakış açısıyla geliştirdikleri holistik iyileşme yöntemleriyle şifa verirler, ruhsal dünyayı fiziksel dünyaya taşımanın yöntemlerini uygularlar. Ruhlar yardımsever veya kötü niyetli olabilir. Şaman, cevapları aramak için bedenini ruhsal dünyaya girmek için terk edebilir. Şaman, diğer çeşitli kehanet biçimlerini gerçekleştirebilir, haykırabilir, ve bazen gelecekteki olayları önceden haber verebilir. 

Günümüzde modern hayatlarda yaşayanlara şamanist inançlardan pek çok ritüel taşınmıştır. Bunlardan bazıları; 

  • Yeni aya bakıp dilek tutmak, 
  • Türbelere mum yakmak, 
  • Ağaçlara bez bağlamak,
  • Müziğin şifası, 
  • Sayıların şifası, 
  • Kansız kurban yani eylemsel adaklar,
  • Nazar boncuğu, 
  • Tahtaya vurma, 
  • Elden makas bıçak almama, 
  • Kurşun dökme adetleri

Şaman olmak, şamanların seçilmiş torunlarına aktardığı bir statüdür. Günümüzde ise Şaman Uygulayıcılığı Eğitimleri ile deneyimlenebilmektedir.

Kendine ve danışanlarına uygulamak ve kendi şifacı/şaman yönünü aktive etmek, dönüştürmek isteyenler bu eğitime katılabilirler. Doğada kendisini şifalandırmak ve doğa ile kopmuş olan bağlantısını canlandırmak isteyen herkese yöneliktir. Meral Bakır tarafından oluşturulan Şaman köklerimiz ile bağlantımızı sağlayan derinlikli bir şifa eğitimidir. Şifa verme gücünü aktive ettiğinde ise yaşamında sevgi, güven, neşe ve bolluk sürekli onunla olur.